Tolga ÇETİN; Yorumluyor

 

30.09.2007

Rotasını bulan gemi yönünü şaşırmaz

 

    Tüm futbol kamuoyunun ve Fenerbahçemiz taraftarlarının haftalardır beklediği oyun kalitesi nihayet kendini göstermeye başladı. Son yazımda belirttiğim gibi, İnter maçındaki kusursuz oyun sonrası, ligimiz için de Bursaspor karşılaşmasıyla birlikte 1-1’lik skora rağmen,olumlu sinyaller aldığımız bir gerçekti. Çünkü Fenerbahçemiz Bursaspor karşısında ligde oynadığı ilk 5 maçtan çok farklı bir tempoyla karşılaşmayı tamamladı. Sürekli önde pres yapan, topsuz alanda alan daraltan, savunmasıyla hücumu arasındaki mesafeleri kapatan ve oldukça hareketli yapısıyla taraftarlarına gelecek haftalara dair garanti verircesine bir futbol sergiledi.

 

  Dünya futbolunda takımların fikstürlerinin, kadrosundaki oyuncularının formlarına doğrudan etki yaptığı yadsınamaz bir gerçektir. Bu nedenle, özellikle Avrupa kupaları elemelerinden ötürü sezona erken başlayan takımların erken form tutmasıyla lig başlangıcında ilginç çıkışlar ve ya da beklenmedik inişlere rastlayabilmekteyiz. Geçen sezon Fenerbahçemiz’in lig başlangıcında form grafiğini anımsayabileceğiniz kanısındayım. Bu sezon da aynı form grafiğini Beşiktaş takımı göstermektedir fakat erken form tutmanın sıkıntılarından bahsedecek olursak, ilerleyen günler Beşiktaş takımı için oldukça zorlu geçecektir. Bu form grafiğindeki düşüşün belirtileri son maçlarda kendini oldukça göstermektedir.

 

    Bu nedenle Fenerbahçemiz’in yazımın başlığında da belirttiğim gibi; elindeki harita dahilinde ’’Rotasını bulduktan sonra’ ve elindeki kaliteli futbolcu topluluğu ile birlikte sezon öncesi hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerleyebileceği kanısındayım. Dilerseniz biraz da Ankaragücü karşılaşmasına değinelim.

 

    Öncelikle sevgili futbolseverler, sizlere yeni çalışmalarımızla ilgili güzel bir haberi iletmek istiyorum. Temamızın futbolun taktik ve teknik yönlerine değinmek olmasından dolayı, sizleri bu konuda daha iyi bilgilendirebilmek amacıyla; bundan sonra takımlarımızın maç içerisindeki değişimleri dahil, sahaya dağılımlarını ve defans- ofans mentalitelerini sizlere daha etkili aktarabileceğimiz bir şematik sistem oluşturmaktayız. Bu haftadan itibaren yazılarımın sonunda bu şematik düzene rastlamanız mümkün olacaktır. Bu konuda görüş ve önerilerinizi sizlerden alarak, beğenilerinize sunmaya çalışacağız. Bu çalışmada emeği geçen Sayın Önder Karakadı’ya ve Sevgili Editörüm Sayın Kökten Ulaş Birant’a teşekkürlerimi sunmak isterim. Destekleri sayesinde önemli bir çalışmaya imza atmak üzereyiz. (Editörün Notu: Henüz çalışma aşamasında olduğundan şablonlarla ilgili görüş ve önerilerinizi lütfen iletiniz...)

 

    Evet, Fenerbahçemiz Ankaragücü karşısında artık bu sezonki ideal 11’ni bulmuş bir kadro yapısıyla mücadele etti. Hafta içerisindeki CSKA Moskova karşılaşmasında da bu kadronun değişeceğini sanmıyorum. Form grafiği ve uyum yakalayan bir kadro sağlanmış durumda.

 

    Sezonun flaş ekiplerinden Ankaragücü de Kadıköy’e gelen ekiplerin oynadığı tipik orta sahası kalabalık, savunması geride kurulu, tek santraforla rakibinin açıklarından kontra atak arayan bir futbol anlayışıyla sahaya çıkınca, belki de sezon başından beri sergiledikleri olumlu futbolu bu kez sahaya yansıtamadılar. Ancak Hans Peter Briegel gibi bir teknik direktöre sahip olduklarından, disiplinli futbol anlayışlarından hiç vazgeçmeden mücadele ettiler. Kendilerini tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Her geçen gün ligimizin kalitesinin düştüğünden bahsettiğimiz şu günlerde, böylesine disiplinli ve mücadeleci takımlarımızın formu bizleri sevindirmektedir.

 

    Artık Fenerbahçemiz’in önünde, özellikle galip gelmesi durumunda ’’Kategori Atlama’’ olarak nitelendirebileceğim çok önemli bir CSKA Moskova karşılaşması bulunmaktadır. Özellikle şu an Brezilya Milli Takımı’nın santraforu olarak görev yapan Vagner Love ile birlikte, Jo, Ramon, Gusev ve Carvalho gibi de önemli hücumculara sahip olan CSKA Moskova takımı, 2005 yılında UEFA Kupası’nı kazanma başarısını göstererek, bir anda dikkatleri üzerine çekmiştir. Süper Kupa Final’inde Liverpool karşısında ise, oldukça dramatik bir final kaybetmişlerdir. CSKA Moskova takımını bu sezon ise Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk maçında PSV Eindhoven karşısında aldıkları mağlubiyet neticesinde, bu maçın kendileri açısından öneminin farkında olduklarını sanıyorum. Ayrıca Vestel Manisaspor takımından tanıdığımız Milli oyuncularımızdan Caner Erkin de CSKA Moskova takımının kadrosunda bulunmaktadır. Onun için de ilginç bir karşılaşma olacağı kanısındayım.

 

    Fenerbahçemiz’e ve Avrupa’da mücadele edecek olan ekiplerimize, hafta içerisindeki karşılaşmalarında başarılar diliyor ve tüm futbol kamuoyuna saygılarımı sunuyorum.

 

Fenerbahçe'mizin diziliş ve hücum/savunma yapısı

 

Ankaragücü diziliş ve hücum/savunma yapısı


 

KISA KISA ANEKTOTLAR

  • Hakem hatalarına burda size dile getirmekten hoşlanmıyorum ama bu tarz çifte standart kendi takımları aleyhine de uygulanmaya başlanınca tepkili demeçler çıkmaya başladı. Geçen hafta İnönü Stadı’nda Ulusoy istifaya davet edilirken, bu hafta da Galatasaray maçı sonrası Beşiktaş Yöneticileri hakem Selçuk Dereli’ye tepkilerini dile getirdiler. Ne diyelim. Gün Olur Devran Döner!

  • FAİR-PLAY kavramının ne demek olduğunu tekrar düşünmeye başladığımız şu günlerde, Ankaragücü futbolcusu Yasin Çelik’i tebrik etmek istiyorum. Maç içerisinde Kezman’la çarpışması sonucu sağlık heyetine, hem kendi kafasını hem de Kezman’ın kafasının zarar görebileceğini belirten ve yardım isteyen bir hareketle seslenmeye çalıştı. Teşekkürler Yasin Çelik! Böyle davranışlara ülkemiz olarak o kadar ihtiyacımız var ki!

  • Yıldız söndürme konusundaki üstün başarımızı(!) değerlendiğimizde, bu konunun meraklıları sanırım bu kez üzüleceklerdir. Çünkü Ankaragücü karşılaşmasının sonlarına doğru 34 yaşında denilen ama aynı zamanda da halen ’’Dünya’nın gelmiş geçmiş en iyi sol beki’’ olarak da kabul edilen (Bu ne yaman çelişkidir?) Roberto Carlos öylesine bir depar attı ki; yapılan tespitlere göre saatte 43 km.’lik bir hız yakalamış. Ben Fenerbahçemiz Yönetim Kurulu Üyeleri’ne bir kez daha tebrik ediyorum ve böylesine ’’Yaşayan Bir Efsane’’yi Türk futbol kamuoyuna izlettirme tadını sağladıkları için kendilerine bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Bir başka yönden baktığımızda, futbola bu kadar aç, kazandığı başarılara ve kupalara rağmen yenilerine ulaşmak için mücadele gücünden hiçbir şey kaybetmemiş bir yıldıza rastlamak da, günümüzde oldukça zor olsa gerek. Bu da bu konunun ayrı bir noktasıdır.

  • Geçtiğimiz hafta içerisinde Galatasaray Başkanı Sayın Özhan Canaydın rahatsızlığı sebebiyle ameliyat geçirmiştir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa zamanda tekrar sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz.

Yazan/Yorumlayan: Tolga ÇETİN
Soru ve yorumlar için, geçici mail adresi: info [at] izmirfenerbahce.org.tr

 

 

İzmir FENERBAHÇELİLER Derneği

Cumhuriyet Cad. No:134/2 (Cumhuriyet Meydanı) Alsancak Konak/İZMİR

0232 - 425 1907

info [at] izmirfenerbahce.org.tr